-
1 undenkbar
-
2 unvorstellbar
unvorstellbar ['--'--] adjakla gelmedik, akla hayale gelmez, düşünülemeyen; ( unbegreiflich) akıl ermez -
3 unglaublich
unglaublich [-'--, '-'--] adj1) inanılmaz, akla hayale gelmez;\unglaublich aber wahr inanılmaz ama gerçek, hilâfsızeine \unglaubliche Menge çok büyük bir miktar
См. также в других словарях:
ipe sapa gelmeyen (veya gelmez) — akla yakın olmayan veya birbirini tutmayan Söyledikleri zaten ipe sapa gelmez şeyler. A. İlhan … Çağatay Osmanlı Sözlük
kârlı — sf. Kârı olan, kazançlı Bir kaza hekimi için şöhretten daha kârlı bir gelir kaynağı akla gelmez. R. N. Güntekin Birleşik Sözler kârlı iş … Çağatay Osmanlı Sözlük
rivayet — is., Ar. rivāyet 1) Söylenti O, yanıma oturarak kara haberlerden, kötü rivayetlerden bahsetti. F. R. Atay 2) Bir olay, bir haber veya sözü nakletme Rivayete göre, iğrenç, akla gelmez uğursuzluklar işlemişler. R. H. Karay Birleşik Sözler rivayet… … Çağatay Osmanlı Sözlük
rahat bırakmamak (veya vermemek) — tedirgin etmek Beni son nefesimde rahat bırakmayan herif, bana o vakitler akla gelmez cefalar çektirmişti. Ö. Seyfettin … Çağatay Osmanlı Sözlük
gelmek — den, e, nsz, ir 1) Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı. B. S. Erdoğan 2) Geriye dönmek ... adamı Ödemiş ten aldım geldim, her masrafını çektim. N. Cumalı 3) Oturmaya, ziyarete gitmek Dün akşam amcamlar bize geldi.… … Çağatay Osmanlı Sözlük